BM Nüfus Fonu verilerine göre, bugün dünya nüfusu 7 milyar kişiye ulaşacak. Dünya nüfusunun yüzde 50’si günümüzde kentlerde yaşarken, 7 milyarın 4.1 milyarı Asya kıtasında bulunuyor. Nüfusun yüzde 37’si ise Çin ve Hindistan pasaportu taşıyor! Devamı....
Ve dünya nüfusu 7 milyar!
BM Nüfus Fonu verilerine göre, bugün dünya nüfusu 7 milyar kişiye ulaşacak. Dünya nüfusunun yüzde 50’si günümüzde kentlerde yaşarken, 7 milyarın 4.1 milyarı Asya kıtasında bulunuyor. Nüfusun yüzde 37’si ise Çin ve Hindistan pasaportu taşıyor! Devamı....
Etiketler:Briç Dersleri,Gezi notları, Fotoğraf,
Alıntı
En Büyük Gün Bugün !!!

10. YIL NUTKU
Türk Milleti! Kurtuluş savaşına başladığımızın onbeşinci yılındayız. Bugün,Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramıdır. Kutlu olsun! Bu anda büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim
Yurtdaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan, Türkiye Cumhuriyetidir. Buradaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkarane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzun, dünyanın en mamur ve medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizde zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil; asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nisbetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti, milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını güzel san’atlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besliyerek inkişaf ettirmek, milli ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak olacaktır. Büyük Türk Milleti, on beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaad eden çok sözlerimi işitin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı inan ve kat’iyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin, büyük milletinin, büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. Türk Milleti! Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük bayramını, daha büyük şereflerle saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı, gönülden dilerim.
Türk Milleti! Kurtuluş savaşına başladığımızın onbeşinci yılındayız. Bugün,Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramıdır. Kutlu olsun! Bu anda büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim
Yurtdaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan, Türkiye Cumhuriyetidir. Buradaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkarane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzun, dünyanın en mamur ve medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizde zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil; asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nisbetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti, milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını güzel san’atlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besliyerek inkişaf ettirmek, milli ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak olacaktır. Büyük Türk Milleti, on beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaad eden çok sözlerimi işitin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı inan ve kat’iyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin, büyük milletinin, büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. Türk Milleti! Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük bayramını, daha büyük şereflerle saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı, gönülden dilerim.
Ne mutlu Türküm diyene.!
Mustafa Kemal ATATÜRK 29 Ekim 1933
Mustafa Kemal ATATÜRK 29 Ekim 1933
Etiketler:Briç Dersleri,Gezi notları, Fotoğraf,
Tarihte Bugün
Battaniye...
O battaniye...
Evi yıkılmış, soğukta sokakta kalmış bir Kürt çocuğa, batıdaki Türk annenin koşturarak gönderdiği battaniye...
Her şeyin üstünde...
Her şeyden önemli...
Her şeyden anlamlı...
*
“Yeni anayasa” diyordunuz...
Onun yerine koyun battaniyeyi...
Her şeye çaredir...
Olasıdır ki birbirinizi yiyeceğiniz “yeni anayasanın” maddeleri, ilmek ilmek o battaniyededir:
Ortak duygular...
Ortak yazgı...
Ortak sevinç...
Ortak gözyaşı...
*
Ya da Meclis’te yapılacak “genel görüşme” diyelim..
Bölücü terörü, Türk-Kürt meselesini, sorunun nasıl çözülebileceğini, ne yapılması gerektiğini, Türkiye’nin başına ne geldiğini konuşacaklar, belki elli saat...
O battaniyeyi götürün...
Koyun kürsüye...
Anlatsın...
O gece İzmir’de, Edirne’de, Çanakkale’de, Kırklareli’nde, Afyon’da, Muğla’da, Trabzon’da, Antalya’da...
Ülkemizin dört bir yanındaki evlerde insanların uyumadıklarını, kötü haberler geldikçe dizlerine vurduklarını...
Van’da ağlayanlarla birlikte ağladıklarını...
Kürt anne ile birlikte canlarının yandığını...
Dinlesin Meclis battaniyeden...
*
Olmadı; çıkartın battaniyeyi televizyona...
Oturtun stüdyoya...
Kimse onun kadar anlatamaz...
Kameraya konuşsun...
Oraya çıkıp; ayrımcılığın, bölünmenin, parçalanmanın, düşmanlığın, terörün ve kanın simsarlığını yapan o koca çeneli soytarıya yanıt versin battaniye...
*
Gözleri dolu dolu annenin, yapacak hiçbir şeyi yoksa... Gücü o kadarına yetiyorsa... Çocuğunun üzerinden kaptığı gibi Van’daki anneye gönderdiği o battaniye...
Ülkenin bu ucundaki bir evin buram buram kokusu ile yetişip de vatanın öbür ucunda evi yıkılmış, sokakta kalmış ve üşüyen çocuğa sarılan...
Her şeyin üzerinde...
Her şeyden güçlü...
Her şeyden önde...
Her şeyden anlamlı o battaniye...
*
*
25 Ekim 2011 BEKİR COŞKUN
Etiketler:Briç Dersleri,Gezi notları, Fotoğraf,
Alıntı
Mary Blair Google logosu oldu. Mary Blair'in 100.yaşını özel doodle ile kutlayan Google, Alice Harikalar Diyarında, Peter Pan, Cinderella gibi yapıtların mimarlarından olan Mary Blair'i bize tanıtmış oldu. Google'un doğum gününü kutladığı Mary Blair 21 Ekim 1911'de doğdu 1976 yılında yaşamını yitirdi. Dünya Mary Blair'i tasarladığı kahramanlarla tanıyor Devamı...
lll.ncü Ahmet Çeşmesi
Etiketler:Briç Dersleri,Gezi notları, Fotoğraf,
Çektiğim Fotoğraflar,
İstanbul Gezileri
İstiklal Marşı'nın ilk hali
İstiklal Marşı'nın yeni bestesi sabırsızlıkla bekleniyor. Mevcut beste üzerindeki tartışmalar sürüyor. Peki İstiklal Marşı'nın 6 yıl boyunca söylenen ilk bestesini biliyor musunuz?
Alexander Fleming
İskoçya'da yoksul mu yoksul bir çift yaşardı. Fleming'di adı. Günlerden bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Bir de baktı ki beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için çırpınıp duruyor. Çocukcağız bir yandan da avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Çiftçi çocuğu bataklıktan çıkardı ve acılı bir ölümden kurtardı.
Ertesi gün Fleming'in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli bir aristokrat indi. Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak tanıttı kendini.
''Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum'' dedi.
Yoksul ve onurlu Fleming; ''Kabul edemem!'' diyerek ödülü geri çevirdi.
Tam bu sırada kapıdan çiftçinin küçük oğlu göründü.
''Bu senin oğlun mu?'' diye sordu aristokrat.
Çiftçi gururla ''Evet!'' dedi.
Aristokrat devam etti; ''Gel seninle bir anlaşma yapalım. Oğlunu bana ver iyi bir eğitim almasını sağlayayım. Eğer karakteri babasına benziyorsa ilerde gurur duyacağın bir kişi olur.''
Bu konuşmalar sonunda Fleming'in oğlu aristokratın desteğinde eğitim gördü. Aradan yıllar geçti.
Çiftçi Fleming'in oğlu Londra'daki St. Mary's Hospital Tıp Fakültesi'nden mezun oldu ve tüm dünyaya adını penisilini bulan Sir Alexander Fleming olarak duyurdu.
Bir süre sonra aristokratın oğlu zatürreye yakalandı.
Onu ne mi kurtardı? Penisilin!
Aristokratın adı : Lord Randolp Churchill' di...
Oğlunun adı ise : Sir Winston Churchill.
Kurtaran doktor : Çiftçinin oğlu Sir Alexander Fleming.
Ertesi gün Fleming'in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli bir aristokrat indi. Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak tanıttı kendini.
''Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum'' dedi.
Yoksul ve onurlu Fleming; ''Kabul edemem!'' diyerek ödülü geri çevirdi.
Tam bu sırada kapıdan çiftçinin küçük oğlu göründü.
''Bu senin oğlun mu?'' diye sordu aristokrat.
Çiftçi gururla ''Evet!'' dedi.
Aristokrat devam etti; ''Gel seninle bir anlaşma yapalım. Oğlunu bana ver iyi bir eğitim almasını sağlayayım. Eğer karakteri babasına benziyorsa ilerde gurur duyacağın bir kişi olur.''
Bu konuşmalar sonunda Fleming'in oğlu aristokratın desteğinde eğitim gördü. Aradan yıllar geçti.
Çiftçi Fleming'in oğlu Londra'daki St. Mary's Hospital Tıp Fakültesi'nden mezun oldu ve tüm dünyaya adını penisilini bulan Sir Alexander Fleming olarak duyurdu.
Bir süre sonra aristokratın oğlu zatürreye yakalandı.
Onu ne mi kurtardı? Penisilin!
Aristokratın adı : Lord Randolp Churchill' di...
Oğlunun adı ise : Sir Winston Churchill.
Kurtaran doktor : Çiftçinin oğlu Sir Alexander Fleming.
Etiketler:Briç Dersleri,Gezi notları, Fotoğraf,
Alıntı
2011 Nobel Barış Ödülü, üç kadın aktivist arasında bölüşüldü
2011 Nobel Barış Ödülü’nü, Afrikalı üç kadın aktivist kazandı. Norveç Nobel Komitesi Başkanı Thorbjørn Jagland, bu yılki Nobel Barış Ödülü’ne Liberya Devlet Başkanı ELLEN JOHNSON-SİRLEAF, iç savaşa karşı kadın hareketi başlatan Liberyalı barış aktivisti LEYMAH ROBERTA GBOWEE ve Yemenli kadın hakları savunucusu, Gazeteci Tawakkul Karman’nın layık görüldüğünü açıkladı.
BİLGİ DEVRİMİNİN BİLGESEYDİ!!!
Apple’ın kurucularından milyarder işadamı Steve Jobs kanser tedavisi gördüğü California’da hayatını kaybetti. Steve Jobs öldü haberiyle birlikte tüm dünya yasa boğuldu
İşte Steve Jobs'un hayatı ve yaptıkları....
İşte Steve Jobs'un hayatı ve yaptıkları....
Çingene Kızı....
Gaziantep Arkeoloji Müzesi`nde sergilenen Zeugma mozaikleri arasında ``Çingene Kızı`` ismi verilen mozaik, ziyarete gelen herkesi adeta büyülüyor.
Hüzünlü, hülyalı gözleri ile dikkati çeken Çingene Kızı, dağınık saçları, çıkık elmacık kemiği ve dolgun yüzü ile görenlerin uzun uzun kendisini incelemesine yol açıyor. Kim olduğuna yönelik aydınlatıcı bilgi bulunamayan mozaik, kimilerine göre de bir prenses olarak kabul ediliyor. M.S. II. yüzyıla ait olan bu mozaiğin en ilgi çekici yanı, gözlerinin kendisine bakanı her yönden takip etmesi.
Arkeoloji Müzesi Müdürü Hamza Güllüce, A.A muhabirine, bu önemli eseri sergiledikleri için çok şanslı olduklarını, ziyaretçilerin yoğun ilgisinin sırrını ise ``Çingene Kızı``nın bakışlarındaki gizeme bağladıklarını söyledi.
Zeugma`daki mozaikleri çok sayıda sanatçının yaptığını belirten Güllüce, şöyle devam etti:
``Zeugma mozaikleri, o dönem için birer sanat dehası sayılabilecek ustaların eserleri. Ancak, bunlar içerisinde bulunan Çingene Kızı mozaiğini yapan sanatçının çok ayrı bir özelliği olduğu anlaşılıyor.
Bu eseri yapan sanatçı, diğer eserlerde bulunmayan bir hüneri ortaya koymuş ve figürdeki gözlerin bakışlarına ayrı bir anlam vermeyi başarmış. Bir şaheser ortaya çıkmış. Zeugma`nın baş sanatçısı Çingene Kızı mozaiğini yapıp, günümüze kazandırmış.``
Mozaiğin bulunuş hikayesi...
Hüzünlü, hülyalı gözleri ile dikkati çeken Çingene Kızı, dağınık saçları, çıkık elmacık kemiği ve dolgun yüzü ile görenlerin uzun uzun kendisini incelemesine yol açıyor. Kim olduğuna yönelik aydınlatıcı bilgi bulunamayan mozaik, kimilerine göre de bir prenses olarak kabul ediliyor. M.S. II. yüzyıla ait olan bu mozaiğin en ilgi çekici yanı, gözlerinin kendisine bakanı her yönden takip etmesi.
Arkeoloji Müzesi Müdürü Hamza Güllüce, A.A muhabirine, bu önemli eseri sergiledikleri için çok şanslı olduklarını, ziyaretçilerin yoğun ilgisinin sırrını ise ``Çingene Kızı``nın bakışlarındaki gizeme bağladıklarını söyledi.
Zeugma`daki mozaikleri çok sayıda sanatçının yaptığını belirten Güllüce, şöyle devam etti:
``Zeugma mozaikleri, o dönem için birer sanat dehası sayılabilecek ustaların eserleri. Ancak, bunlar içerisinde bulunan Çingene Kızı mozaiğini yapan sanatçının çok ayrı bir özelliği olduğu anlaşılıyor.
Bu eseri yapan sanatçı, diğer eserlerde bulunmayan bir hüneri ortaya koymuş ve figürdeki gözlerin bakışlarına ayrı bir anlam vermeyi başarmış. Bir şaheser ortaya çıkmış. Zeugma`nın baş sanatçısı Çingene Kızı mozaiğini yapıp, günümüze kazandırmış.``
Mozaiğin bulunuş hikayesi...
Etiketler:Briç Dersleri,Gezi notları, Fotoğraf,
Alıntı
Einstein’dan 10 hayat dersi
Albert Einstein çoğu insan tarafından dahi olarak görülür. Şu ana kadar yaşamış en etkili bilim insanı olmanın yanında teorik fizikçi, filozof ve yazardı. Bilime birçok katkı sağlamış Einstein’ın başarı sırlarını merak ediyor musunuz?
Etiketler:Briç Dersleri,Gezi notları, Fotoğraf,
Alıntı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













